Pages

15.11.11

Durun!!!

  Noluyor bugünlerde hayata anlamıyorum. Hatta bugünlerde değil de, bu yıllarda. İş yoğunluğundan mııı, bişilerin peşinden koşturmaya çalışmaktan hayatı dolduran ufak şeylere vakit ayırmanın gereksiz olduğunu düşünmekten miii, üşenmekten mi, istememekten mi bilmiyorum ama hiçbir şeye vakit yetiştiremiyorum gibi geliyor. Hatta geliyor değil, direk öyle yani. Artık yazın olduğu gibi full-time çalışmamama rağmen hala hiçbir şeye yetişemiyorum. Ne arkadaşlarımla çıkmaya, ne bloga yazı yazmaya, ne eskiden deli gibi kitap okuyan biri olarak kitap okumaya, ne tv izlemeye, ne internette dolaşmaya adam gibi vakit ayıramıyorum. Parça parça hepsinden yapmaya çalışıyorum ama o zaman da siktiriboktan bişey çıkıyor ortaya. İstemiyorum öyle olmasını. Neden böyle oluyor anlayamadım bir türlü. Kafam onmilyonlarca parçaya bölünmüş gibi hissediyorum. Candan Erçetin'in dediği gibi, parçalandım ve her bir parçamı ayrı yere sakladım, ama hepsini yerlerinden çıkartıp birleştirip sırayla istediklerimi tam manasıyla yapamıyorum bir türlü. Buluşma ayarlamamı bekleyen 1425146 tane arkadaşım, okunmayı bekleyen 2671527 tane kitabım, temize geçirilmeyi bekleyen 7127815251561 tane notum ve okunması gereken 40milyon tane dersim var. Ve ben aslında bütün gün adam akıllı hiçbir şey yapmamış olmam rağmen bunların hiçbirine yetişemiyorum. Ya zamanımı verimli kullanamıyorum ki onu nasıl yapıyorum bilmiyorum, ya da ben anlamadan saatler 60 dakika olmaktan çıkıp 6 dakikaya indi. Kafam çok yoruldu. Bedenim değil, kafam yoruldu. Aklımda yapamadığm sürüyle şey var ve hepsi toplaşıp nöronlarımı yediği için hiç de iyi hissetmiyorum.

Hey lanet olası, senin neyin var dostumm?!

Bazen diyorum ki, dur bakalım okul daha yeni açıldı, iş saatlerim yeni yeni oturuyor, daha düzenimi kuramamam ondan. Yok lan, yalan o. Okul açılalı 1 ayı geçti ve yine 1 aydır haftada 3 gün işe gidiyorum. Okul saatlerim zaten sabit. E nedir o zaman benim bu problemimin kaynağı??? Çoğ kötü hissediyom blog. Hep birşeyleri erteliyorum. Hep birşeyler yarım kalıyor. Önceliklerim birbirine girdi, yapmak istediklerimse onları yalnızlıklarına terkettiğim için bana karşı kin dolular. Saatler benden korkuyorlar ve benimle gözgöze gelmemek için hepsi önümden birbiri ardına hızlıca geçip gidiyorlar. "Durun kaçmayın, niyetim size zarar vermek değil" diyorum ama dinlemiyorlar beni. Çünkü duyduklarına değil, baktıklarında gördükleri kafası 5bin parçaya bölünmüş ve suratında garip bir şaşkınlık ifadesi olan kızın görüntüsüne inanıyorlar.

2 dedim, olacak!:

kibritci kız dedi ki...

bazen öyle olur hepimize. ben de bazen kendimi ruhen çok yorgun hissederim .daha geçen ay mı ondan önceki ay mı daha önceki mi yoksa bütün aylarda mı yoksa tüm yıl mı olmuştu ayy hatırlamıyorum neyse!

yani olur ve geçer.

haa bir de mutsuz olduğun şeyleri yaptığın için kendini yorgun hissedebilirsin.yani bana öyle gelirde .ama ben şimdi psikolog değilim belki de yok öyle bir şey :)

sevgilerimle yorgun kız :)

Larien dedi ki...

Sevgiler karşılıklı kibritcimmm =)

böyle ruh hallerim çok değişkenlerdir sağolsunlar ama bu her tarafa yetmeye çalışma işi adamın kafasını çok yoruyor azizim..

yorumların için çok çok çok teşekkürler, renk katıyorsun =))

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...