Pages

3.8.13

Aa yazmayı unutmamışım!

  Yazmaya milyarlarca yıl ara vermiş olmam şu an yazdığım satırlarla sevişme isteğimi bastıramıyor. Hayat her zamanki zorlukları ve boktanlıklarıyla ilerlerken düşünmeye, izlemeye ve müzik dinlemeye devam ediyorum. Çok sevdiğim işimi icra ederken, paranoyaklığım git gide artmış, hala kendime sevgili bulamamış, mevcut sıkıntılarımın çoğunluğundan kurtulamamış bi vaziyetteyim. Sevgili bulma konusunda, tabi ki boş durmadım ve çok lazımmış gibi hayatıma gereksiz bikaç adam daha sokmaya çalıştım. Adı üstünde gereksiz oldukları için artık yoklar. Ama okuduğum bazı kişisel gelişim kitaplarından öğrendiğim kadarıyla sanırım sevgili bulma konusundaki taleplerimi içeren cümlelerde kelime değişikliği yapmam gerek. Mesela, hala "sevgili" bulamadım yerine, hala "doğru insanı" bulamadım dicem. EĞER VARSA TABİ. Çıkmadık candan ümit kesilmezmiş. İnş cnm ya.. 


  İnsanlar hala çirkef, hala ikiyüzlü, hala şerefsiz ve hala nankör. Bu kadar zamanda hiç mi bi şey değişmez be blog. Ben de değişmedim zaten. Aynı saç stili, aynı göz makyajı. Bikaç beyaz tel fazladan çıkıyo olabilir ama tabi. Değişmek, aslında tam değişmek değil de hayatımın biçok yönünü değiştirmeyi ve bunu yapmaya bi şort bi tişört giyip elime bi valiz ve denize kıyısı olan çok uzak bi ülkeye uçak bileti alarak başlamak istiyorum. Oturduğum evi, çevreyi, kötü havasını, çalışırken yaşadığım tedirginliği ve stresi, hala aynı malumlukta seyretmekte olan sıkıntımı en güzel zıtlarıyla değiştirmek istiyorum. Her gün uçaklarına yetişmek için hızla ilerleyen yolcuların arkalarında sürükledikleri bavullarını izliyorum. Onları uçaklarına binmek üzere bekleme salonuna almadan önce biniş kartlarına stampa vuruşumu izliyorum. Sonra uçaklarının kalkışını izliyorum. Bakıyorum bakıyorum her zaman hayranlık ve aşk duyduğum gökyüzüne bulutlara bakıyorum. Yıllardır istediğim bazı şeylerin hala olmadığını, belki de olamayacakları ihtimaline dertlenip bulutların çok uzak olduklarını izliyorum. Hayal kurmayı uzun zaman bırakmış bi kız için fazla hayalim var sanki, ama zaten hayatlarımızın neresinde çelişki yok ki..


 Çözemediğim bi durum var. Twitter'da da çok popüler bu konu, az seversen çok, çok seversen az değerli olursun diye. İlgi gösterirsen karşındakinin götü kalkar ama cool olursan o senin peşinden koşar. Sen üstüne düştükçe o geri çekilir, ama sen kaçarsan o kovalar gibi gibi gibi. Neden ve nasıl olduğunu anlayamasam da sürekli şahit olduğum şeyler bunun doğruluğunu gözüme gözüme sokar nitelikte. Sanıyorum ki, önceki sevgililerimin onlara çok değer vermem önemsemem ve sevmeme rağmen beni üzüp benden vazgeçip başkalarına bana davrandıklarının tam tersi davranmalarının sebebi bu. Ya da benim belki bu doğru adamdır deyip direk ilişkiye balıklama dalmam da olabilir evet azcıkın hatalı olduğum yerler yok değil. Neyse aşk iyi şey hoş şey diyolar. Bi gün anlarız biz de inşallah.


  İnsan, hayatı yolunda giderken, mutluyken yazamazmış pek, doğruymuş. İşler sarpa sarınca hemen yazasım gelmedi mi işte benim de, bir yıllık üşengeçliği bırakıp açtım yine şu boş sayfayı. Neyse yazmak, okumak güzeldir. İçim sıkıldı, darlandım yazamıcam daha. Görüşmeyeli çok kaprisli, çok boşveren biri oldum ben blog, affeyle...

 Neyse, bi iki sahte, imposter falan gelse, yakalasak da şöyle bi neşemizi bulsak.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...