Pages

15.4.11

Streams of my constantly flowing consciousness

  İnsanların sözlerinin, davranışlarının altında yatanları anlamaya çalışmaktan yoruldum. Hiçbir zaman net olmuyor ve söylediklerinin, yaptıklarının arkasında durmuyorlar. Kafam karışıyor, kimin niyeti ne, asıl düşüncesi ne bilmiyorum. Kendimi de anlayamıyorum ki zaten bazen. Artık kendi haline bırakmıştım en son consciousness'ımı. Ne geliyorsa yapıyorum sıra sıra, kendimi kasmadan. Şimdilerde yazılan iki kelimenin arkasında olabilecekleri irdeliyorum, bilmiyorum, emin olamıyorum ki. Neyse artık, mutlu ettiği kadarıyla mutlu oluyorum, kendime bu payı çıkarıyorum en azından. Fuara gitmeden önce aklım okulda kalmıştı, hatta tek bir olayda. Gitsem neler olacaktı diye düşünmüştüm hep. Neyin beklentisi içindeyim onu da bilmiyorum. hani çok kızgındım, hani affetmezdim, nerede ettiğim beddualar? Neden illa kendimi gösterme çabasındayım? Neden kıskansın, gıcık olsun, pişman olsun isteğindeyim? Sadece aynı ortamda bulunabileceğim 2 dersi kaçıracağım için neden üzülmüş durumdayım? Neden bu kadar önemli? Hala? Yakın arkadaşlarım hep yanımda oldular bu konuda. Hele birtanesi; "Ne yapsan haklısın, ben senin yerinde olsam aynı şekilde hisseder, düşünür ve davranırdım inan bana." dedi, iyi hissettim. Bunları yaşamam gerekiyormuş illa, ki yaşıyorum. İnanıyorum ben, herşeyin bir sebebi, hayrı olduğuna. Bastırmıyorum da kendimi. "Böyle hissetmemeliyim, hayır, heveslenmemeliyim, heycanlanmamalıyım" demiyorum artık önceden yaptığım gibi. Tadını çıkarıyorum yaşadıklarımın bir nevi, ama sadece nedenini anlayamıyorum. Anlamayı çok isterdim.

  Elde olmayan sebeplerden dolayı oluşan problemleri aza indirgemeye çalışıyorum elimden geldiğince, sorumluluklarımı aksatmadan, kimseyi rencide etmeden. Allah bunları görüyor, çabaladığımı, uğraştığımı, fedakarlıklarımı ve yardım ediyor, hissediyorum. Gün gibi ortada, bir şekilde yoluna koyuyor şeyleri, istediklerimi önüme çıkarıyor, kolaylık sağlıyor görüyorum. İnanıyorum.

  Seni isteyeni sen istemezsin, senin istediğin de seni istemez. Sen seni isteyeni istememiş olduğun için midir senin istediğinin de seni istememesi? Karma mı? Bazen intikam almak istiyorum, zamanında benim istediğim beni istemeyenlerden. Bir zamanlar hep istediğim şey gerçekleşmek üzere gibi hissediyorum. Gittiği yere dönen ayak sesleri duyuyorum gibi, sırf bana yaşattıklarının acısını çıkarmak için, intikam almak için kapıyı açıp, ardından kalbini ceryanda bırakıp üşütsün istiyorum ama korkuyorum. Haketmiş olduğu halde, bu yapacağımın karşılığını görmekten korkuyorum. Sanki vazgeçiyorum "evil" olmaktan. Ama istiyorum, hem de çok! 2'sinin de bana yaşattıklarını yaşamasını ve pişman olmalarını, benim üzüldüğüm kadar üzülmelerini, acı çekmelerini ve bunu görmeyi istiyorum. Benim elimden olmasa da bu, gerçekleştiğini görmek istiyorum. Ve anlasınlar istiyorum, bütün çektiklerinin, daha önce yaptıklarının karşılığında gerçekleştiğini anlasınlar istiyorum. Ama yine de, hala da birisinin benimle ilgilenmesi, şahsımla ilgili konuşması, yorum yapması, bakması, beni heyecanlandırıyor ve mutlu ediyor. Çözemedim..

3 dedim, olacak!:

StummScream dedi ki...

İnsanların sözleri, davranışları altında yatan basit bir kural vardır. Herkes gördüklerinden yola çıkarak yaşar.

Ben sana direk şu tespitte bulunabilirim bununda %90 ihtimal ile tutacağına eminim.

İyi bir aile yaşantın var. Seni seven insani değerlere önem veren bir aile.

İnsanalar aile arasındaki yaşantının yanı sıra gelişiminin büyük kısımını geçirdiği etrafında etkisinde kalırlar tabi.

Larien dedi ki...

nasıl bulundun bu tespitte stummscream? :) ah o kayıp insani değerler..

StummScream dedi ki...

Tecrübe diyelim.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...