Pages

12.12.10

Ignorance is bliss

Çok ilginç ya! Herşey ne kadar da geçici, "hiç" ama hiçbir şey kalıcı değil. Perception nasıl da değişken birşey, duygular, düşünceler, inançlar, fikirler, hisler, istekler, alışkanlıklar nasıl değişiveriyor! Sen değişmez zannediyorsun o anki düşüncenle, ama değişiyor. Bir zamanlar senin için birçok seşyen değerli mektupları, gün geliyor gözünü bile kırpmadan yırtabiliyorsun. Canından çok sevdiğin, gözünden sakındığın insan, gün geliyor umrunun kenarından bile geçemeyecek hale geliyor senin için. İsteklerin, zevklerin ne çabuk ve kolay değişebiliyor. Bunun "realization"ı çok ilginç geldi bana.. Ama şimdi gerçek aşk filan yok mu yani?  Hani derler ya bir kere seversin, ömür boyu çıkmaz aklından. Acaba elde edemediğin birşeyse, elde edememiş olman mı sebep oluyor, "o"nun senin gözündeki değerini baki kılmaya? Şimdiye kadar çoğu kez dedim "Bu başka!" diye, çok duydum da.. E ama hepsi değişti, daha "başka"ları da oldu. Nasıl oluyo o zaman? Aklım almıyor. Ama ben şimdi gördüklerime, duyduklarıma nasıl inanayım? Yada hissettiklerime? Bana söylenenlere? Bu "realization" onlara inancımı zedeledi. Bir daha aynı şeyleri duyduğumda,geçici olduklarını bilmenin getirdiği bir dürtüyle inanmam ki, istesem de inanamam. Şimdi ben kör taklidi mi yapacağım? İnanmasan hayatın ne anlamı kalır? Bir inancın yoksa -herhangi birşeye- yaşamanın ne anlamı var? Nasıl tadı çıkar ki nefes almanın? Ben bu yeni keşfettiğim gerçeği red mi edeceğim, görmezden mi geleceğim, tam olarak mutlu olmak için? Ya da hiç tam anlamıyla mutlu olamayacak mıyım? Tüm bu düşüncelerimin yanlış olduğuna inandıracak birini tanıyacak mıyım acaba? Çok bilmek iyi değildir demişler, hadi ben de bunu ignore edeyim bari.

0 dedim, olacak!:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...